biyocal
  Canlıların Sınıflandırılması
 

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

Yeryüzünde 2.000.000'un üzerinde canlı yaşamaktadır ve bunlardan yalnızca %15-20'si tanımlanmıştır. İnsanoğlu, çevresinde yaşayan canlılarla birlikte dünyayı paylaşmaktadır. Çevremizdeki bitki ve hayvanları iyi tanımak, yaşamımızı kolaylaştıran birçok bilgiye sahip olmamızı da sağlayacaktır. Bilim adamları canlıları daha kolay incelemek için onların benzer özelliklerini göz önüne alarak onları ortak gruplara koymaya çalışırlar. Bu işlemlere sınıflandırma (biyosistematik) denir. Başka bir deyişle canlıların benzerlik ve kalıtsal akrabalıklarına göre belirli gruplarda toplanmasına biyolojik sınıflandırma denir. Biyolojinin alt dalı olan bu bilime ise Taksonomi (Sistematik) denir.

Sınıflandırmanın Önemi ve Gerekliliği
Dediğimiz gibi yeryüzünde birçok canlı henüz tanımlanamamıştır.
Bu kadar çok canlı çeşidini incelemek, ancak onları belirli özelliklerine göre sınıflandırarak mümkün olur. Yani "sınıflandırmanın amacı, canlıları bir sisteme oturtmak ve doğayı daha kolay anlaşılır hale getirmektir" denilebilir.

Sınıflandırmanın Çeşitleri

1-) Amipirik(yapay) sınıflandırma

İlk sınıflandırmayı Yunan Filozofu Aristoteles (m.ö.383-322) yapmıştır. Aristoteles bitkileri otlar, çalılar, ağaçlar; hayvanları ise yaşadıkları yere göre karada, suda ve havada yaşayanlar şeklinde gruplandırmıştır.

Aristoteles’in sınıflandırması canlıların görülebilen ve morfolojik özelliklerine göre yapılmıştır. Günümüzdeki sınıflandırılmada, canlıların bütün özellikleri göz önünde bulundurulur.

Örneğin yarasanın kanatlarına bakarak onu kuşlar sınıfında incelemek mümkün değildir. Yarasa bütün özellikleri ile bir memeli hayvandır.

Sınıflandırma, canlıların görülen bir veya birkaç özelliğine göre yapılırsa ‘suni sınıflandırma’ (yapay sınıflandırma) adını alır. Aristo’nun yapmış olduğu sınıflandırma yapay sınıflandırmadır. Buna ampirik sınıflandırma da denir. Ampirik sınıflandırma nitel gözleme dayanır ve temeli analog organlardır.
Analog organlar, görevdeş organlar demektir. Kökenleri farklı, görevleri aynı olan organlardır. Örnek vermek gerekirse, sineğin kanadı da yarasanın kanadı da uçmaya yarar fakat kökenleri aynı değildir.

2-) Filogenetik(doğal) sınıflandırma

Günümüzde sınıflandırma, canlıların akrabalık ilişkilerine göre yapılır. Sınıflandırılmada canlıların tüm özellikleri(hücresel yapısı ve sayısı, üreme ve beslenme şekli, yaşama alanları vs.) göz önünde bulundurulur. Bu çeşit sınıflandırmaya ‘tabii sınıflandırma’ (doğal sınıflandırma) denir.
Doğal sınıflandırma bilimsel olan sınıflandırılmadır. Buna filogenetik sistematik de denir.
Bu sınıflandırma çeşidinde yapay sınıflandırmadan farklı olarak homolog organlar kullanılır. Kökenleri aynı, görevleri farklı olan organlara homolog organlar denir. Örnek vermek gerekirse, balinanın yüzgeci, kuşun kanadı ve insanın kolu köken olarak aynı olmasına rağmen(Mezoterm), görev olarak farklıdırlar. Biri yüzmeye, biri uçmaya ve diğeri tutmaya yaramaktadır.

Canlıların İsimlendirilmesi
Sınıflandırmanın en küçük birimi türdür. Sınıflandırmada tür kavramını ilk kuran kişi John Ray'dır.
Tür, ortak bir atadan gelem,yapı görev bakımından ortak özelliklere sahip olan, kendi aralarında çiftleşerek verimli döller meydana getirebilen bireylerin oluşturduğu topluluktur.
Sistematikte her tür iki isimle adlandırılır. Buna ikili adlandırma(binaminal adlandırma) denir. Bu iki isimden birincisi canlının cinsini belirtir ve büyük harfle başlar, ikincisi tanımlayıcı özelliğini belirtir, küçük harflerle ve italik yazılır. Her türün iki isimle adlandırılması ilk kez Carolus Linnaeus tarafından kullanılmıştır.
Örnek
Aslan: Felis leo 
Kaplan: Felis tigris
Ev kedisi: Felis domesticus  
Köpek: Canis familiaris
Kurt: Canis lupus
Karaçam: Pinus nigro   
Soğan: Allium cepa
Patates: Solanum tuberosum
Ev faresi: Mus musculus

Ayrıca sistematikçiler günümüzde sınıflandırma yaparken fosillerden yararlanırlar. Fosillerden elde edilen doku örnekleri analiz edilip DNA benzerliklerinden yararlanılarak canlıların akrabalıkları tespit edilir.

Şimdi de sınıflandırma da kullanılan basamakları inceleyelim:




 
 

Filogenetik sınıflandırmada temel birim olan türler bir araya gelerek cinsleri, cinsler bir araya gelerek aileleri, aileler bir araya gelerek takımları, takımlar bir araya gelerek sınıfları, sınıflar bir araya gelerek şubeleri ve şubeler bir araya gelerek en büyük kademe olan alemleri oluştururlar.
Doğal sınıflandırmaya göre canlılar; arkeler, bakteriler, protista, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar alemi olmak üzere 6 alemde toplanır. Bu alemler oluşturulurken hücre yapısı, bir hücreli veya çok hücreli oluşu, depo maddelerinin çeşidi gibi birçok özellik dikkate alınmıştır.

 

 
  Bugün 8 ziyaretçi (13 klik) buradaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Bu çalışma, Burak Barış Keleş ve Ozan Özkiper'in özverili çalışmalarının ürünüdür.