biyocal
  Canlıların Ortak Özellikleri
 

Canlıların Ortak Özellikleri

Bir varlığın canlı olabilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekmektedir. Bu özellikleri on bir başlık altında toplayabiliriz ve şu şekilde sıralayabiliriz.

1. Hücresel Yapı


Tüm canlılar yapısal ve işlevsel bakımdan en küçük birim olan hücre veya hücrelerden meydana gelir. Canlılar hücre sayılarına ve yapılarına göre gruplandırılabilir.
Bakteri, amip ve paremesyum gibi canlılar tek hücrelidir. Şapkalı mantar, ayçiçeği ve insan gibi canlılar ise çok hücrelidir.
Hücreler yapısına göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere ikiye ayrılır. Prokaryot hücrelerde çekirdek ve zarla çevrili organel bulunmaz. Bakteri ve arkebakteri alemlerinde bulunan canlılar prokaryot hücre yapısına sahiptir. Ökaryot hücrelerde, yönetici molekül olan DNA çekirdek içinde bulunur. Bu hücrelerde mitokondri gibi zarlı organeller bulunur. Protista, mantar, bitki ve hayvanlar aleminde yer alan canlılar ökaryot hücre yapısındadır.

2. Beslenme

Tüm canlılar metabolik aktivitelerini devam ettirebilmek için besin maddelerine ihtiyaç duyar. Ototrof organizmalar inorganik maddeleri kullanarak kendi besinlerini üretebilen canlılardır. Örneğin, bitkiler güneş ışığını kullanarak kendi besinlerini üretebilen canlılardır. Mantar ve hayvan gibi canlılar ise kendi besinlerini üretemezler. Heterotrof olarak adlandırılan bu canlılar, besin ihtiyaçlarını diğer canlıları yiyerek karşılar.

3. Solunum ve ATP Üretimi 


Tüm canlılar besin monomerlerini solunum reaksiyonları ile parçalayarak ihtiyaç duydukları ATP’yi sentezler. Canlılar yaşamlarını sürdürürken gerekli olan enerjiyi besinlerde depo edilen kimyasal bağ enerjisinden karşılar. Bu enerjinin açığa çıkarılma sürecine solunum denir. Hücrelerde oksijenli ve oksijensiz olmak üzere iki çeşit solunum gerçekleşir. Besin monomerlerinin oksijen kullanılmadan parçalayarak ATP’nin sentezlendiği reaksiyonlarına oksijensiz solunum denir.
Besinler tamamen parçalanamadığı iç.in enerji verimi düşüktür. Besinlerin oksijen yardımıyla parçalanarak ATP’nin sentezlendiği reaksiyonlara oksijenli solunum adı verilir. Besin monomerleri daha küçük bileşenlerine parçalandığı için enerji verimi oksijensiz solunuma göre oldukça yüksektir.


4. Metabolizma

Hücrede meydana gelen yapım ve yıkım tepkimelerinin tamamına metabolizma denir.  Solunum hücre düzeyinde gerçekleşen bir yıkım olayıdır. Fotosentez ise yine hücre düzeyinde bir yapım olayıdır. Metabolizma ikiye ayrılır.

a) Anabolizma (Özümleme): Basit moleküllerin birleştirilerek daha karmaşık moleküllerin sentezlenmesidir. Bu olaylar sırasında ATP harcanır. Fotosentez, protein sentezi ve glikojen sentezi anabolik reaksiyonlardır.
b) Katabolizma (Yadımlama): Kompleks moleküllerin daha basit moleküllere parçalanmasıdır. Sindirim, oksijenli solunum ve oksijensiz solunum katabolik reaksiyonlardır.

5. Organizasyon

Her canlı bir organizasyona sahiptir. Tek hücreli canlılarda organizasyon, hücrenin farklı kısımlarının farklı görevleri üstlenmesiyle oluşur. Çok hücreli canlılarda ise belirli bir görev için özelleşmiş hücreler dokuları, dokular organları, organlar sistemleri, sistemler organizmayı oluşturur.
Örneklendirerek açıklayalım.
Organizma: Organizmalar kendi türüne özgü yaşamsal özellikler gösterir.Akçaağaç farklı sistemlerden oluşan bir organizmadır. Yapraklar akçaağaçta taşıma ve iletim sisteminin bir parçasıdır. Fotosentez için gerekli suyun topraktan alınıp yaprağa taşınması sırasında kök, gövde gibi organlar görev alır.
Organ: Yaprak akçağacın organlarından biridir. Yaprakta yapı ve görev bakımından birbirinden farklı dokular bulunur.
Doku: Hücreler belirli görevleri üstlenmek üzere özelleşip farklılaşarak akçağacın dokularını oluşturur.
Hücre: Akçaağaç çok sayıda hücreden oluşur. Hücreler organellere sahiptir.
Organel: Örneğin; Kloroplast, fotosentezin gerçekleştiği organeldir.
Molekül: Klorifili birçok atomdan oluşan bir moleküldür ve bitkinin fotosentezine katkıda bulunur.





6. Hareket

Sünger ve mercan gibi bazı canlılarda yer değiştirme görülmez. Diğer bütün canlılar hareket edebilir. Bir hücreli canlılarda hareket için özelleşmiş farklı yapılar vardır. Öglenada bulunan kamçı ile paremesyumda bulunan siller buna örnek olarak verilebilir. Çok hücreli canlılarda ise hareket için özelleşmiş organlar bulunur. Bitkiler ise güneşe doğru yönelerek hem çevresel uyarıya tepki verir hem de hareketi sağlar.



7. Çevresel uyarılara tepki

Tüm canlılar çevreden gelen uyarılara karşı tepki gösterirler. Canlıların gösterdiği tepki biçimlerinde farklılıklar görülür. Örneğin tatlı sularda yaşayan tek hücreli bir canlı olan öglena, fotosentez yapabilmek için ışığa yönelir. Bitki köklerinin suya yönelmesi gözbebeklerimizin parlak ışıkta küçülmesi çok hücreli canlıların gösterdiği tepkilerden bazılarıdır.

8. Üreme

Canlıların soylarını devam ettirebilmek için yeni bireyler oluşturmasına denir. Üreme, canlının kendi benzerini meydana getirmesidir. Eşeysiz ve eşeyli üreme olmak üzere ikiye ayrılır. Eşeysiz üreme ile oluşan canlıların genetik yapıları ata canlı ile aynıdır. Bakterilerin bölünmesi, hidranın tomurcuklanması eşeysiz üremeye örnektir. Eşeyli üreme ile oluşan canlıların genetik yapıları ise birbirlerinden ve ata canlıdan farklı olur. Böylece tür içi genetik çeşitlilik oluşur. 


Bölünerek Çoğalma

9. Boşaltım

Canlıların metabolik faaliyetler sonucunda oluşan atık maddeleri vücutlarından uzaklaştırmasına boşaltım denir. Tek hücreli canlılar boşaltım maddelerini hücre zarının üzerinden atarlar. Tatlı sularda yaşayan paramesyum ve öglena gibi canlılarda fazla su kontraktil kofulla atılır. Bitkilerde bulunan stroma (gözenek) ve lentisel (kovukcuk) gibi yapılar farklı maddelerin atılımında görev alır. Hayvanlarda ise bu olay için özelleşmiş sistemler bulunur.


Kontraktil Koful

10. Büyüme

Tek hücreli canlılarda büyüme sitoplazmanın hacminin artması ile gerçekleşir. Çok hücrelilerde ise hücre bölünmesi sonucu olur. Bitkilerde büyüme sınırsızkan hayvanlarda ise sınırlıdır.
Büyüme hücre kütlesinin artışı ile olur. Bir hücreliler belli oranda büyüyünce ikiye bölünüp ürer.
Çok hücreli canlılarda ise büyüme doku hücrelerinin bölünmesi ve hücre kütlesinin artışı sonucu olur.
Zigotta itibaren ergin birey oluncaya kadar geçen sürece ise gelişme denir.

11. Adaptasyon 

Bir canlıların bulunduğu ortamda yaşama ve üreme şansını arttıran kalıtsal özelliklerin tümüne adaptasyon denir. Çöl gibi kurak bölgelerde yaşayan kaktüslerin iğne yapraklı olması, bukalemunun dulunduğu ortama göre renk değiştirmesi adaptasyon örnekleridir.

 
  Bugün 146 ziyaretçi (294 klik) buradaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Bu çalışma, Burak Barış Keleş ve Ozan Özkiper'in özverili çalışmalarının ürünüdür.