biyocal
  Bitkiler
 
BİTKİLER

Öncelikle bitkilerin evriminden ve genel özelliklerinden bahsedelim. Dünyamız 4,5 milyar yıldır vardır ve 3 milyar yıldır da yaşam vardır. Ancak ozon tabakası oluşmadan önce tüm canlılar mor ötesi ışınlardan dolayı suda yaşayabilmekteydiler. 430 milyon yıl önce ozon tabakası oluşunca uygun adaptasyona sahip canlılar karaya çıkmaya başladı. Bitkiler için ise karaya yakın çamurlarda yaşayan türler daha kolay uyum sağladı.
Ancak tabii ki kara; bitkilere bazı avantajlar ve dezavantajlar sağladı. Örneğin CO, güneş ışığı ve inorganik madde miktarı artarken; suya ulaşım zorlaştı ve bitkiler kurumaya başladı. Ancak bitkiler bu sorunları karaya adapte olarak atlattı. Örneğin; kütikula tabakası oluşturarak su kaybını engelledi, köklerini geliştirerek su ve mineral alımını kolaylaştırdı. Yine yapraklarda gaz değişimini ve terlemeyi ayarlayan stomalar farklılaştı.    
Bunların dışında kök ve yapraklar arasındaki alışverişi sağlayan iletim demetleri gelişti. Fotosentez yapmayan organlara fotosentez ürünlerini götürebilen iletim demetleri ayrıca kökün topraktan aldığı maddeleri üst kısımları ulşatırır ve bitkiye desteklik sağlar.

Algler sularda diğer canlılar için oksijen ve besin sağlar; karalarda ise bitkiler bu işi yapar. Bitkiler ökaryot hücre yapısına sahip olan çok hücreli canlılardır. Ototrof, iyi gelişmiş bir hücre organizasyona sahip canlı olan bitkiler toprağa bağlı yaşar. Büyük bir kısmı kloroplast ve klorofil  taşıdığı için kendi besinini kendisi üretebilen (tam parazit bitkiler kloroplast taşımazlar; örneğin canavar otu), ökaryotik çekirdek taşıyan çok hücreli organizmalardır. Bitkiler tarafından üretilen besinler, diğer tüm canlıların temel besin kaynağını oluştururlar. Kısacası bitkiler ototrof canlılar olup kloroplast taşırlar.
Bitki hücreleri hayvan hücrelerinden selüloz çeper ve kloroplast bulundurma gibi bazı organelleri taşımalarıyla ayrılırlar.


•Bitkiler, iletim demeti taşıma durumlarına göre damarsız tohumsuz ve damarlı tohumsuz ve damarlı tohumlu bitkiler olarak üç gruba ayrılırlar.
 
1-) Damarsız Tohumsuz Bitkiler
•Bu bitkiler damarlılara oranla daha basit ve iletim demeti taşımayan bitkilerdir.
Gerçek kök, gövde ve yaprakları yoktur.

Büyük bir kısmı sularda yaşar. Bu sayede su içindeki çözünmüş maddeler, direkt bütün hücrelerle temas halinde olduğu için madde alış verişi kolaylaşmış olur.

⇒Bu bitki grubunda ciğer otları, boynuzlu ciğer otları ve kara yosunları yer alır.
Ciğer otları çoğunlukla nemli topraklarda, kayalarda ve ağaç kütükleri üzerinde yaşar. Ciğer otları ince ve yapraksı yapılardan oluşur. Bu yapılar toprak yüzeyinden suyun alınmasını sağlar. Bunların üzerinde sperm ve yumurtanın üretildiği şemsiye benzeri yapılar gelişmiştir.
Boynuzlu ciğer otları görünüş olarak ciğer otlarına çok benzer. Bu bitkilerde nemin yüksek olduğu bölgelerde yaşar. Spor oluşturan yapıları boynuza benzetildiğinden boynuzlu ciğer otları diye bilinir.
Karayosunları bunların arasında en çok bildiğimizdir. Karayosunları topraktaki su ve minerali rizoit denilen ipliksi yapılarıyla alır. Eşeyli ve eşeysiz üremelerin birbirini takip etmesi ile ürer(Metagenez). Başlangıçta yeşil olan kara yosunları sporlarının olgunlaşmasıyla kahverengi olur. Kara yosunları ılıman ve tropik ormanlarda farklı türler bakımından yaygın olduğu için çeşitli hayvanlar için habitat oluşturur. Bazı kara yosunları ise çölde yaşamaya uyum sağlamıştır.
 

Damarlı bitkiler: büyük çoğunluğu karalarda yaşayan ve iletim demeti bulunduran bitkilerdir. İletim demetleri odun borusu(ksilem) ve soymuk borusu(floemden) oluşur.
Odun boruları köklerden yapraklara su ve mineral taşır. Soymuk boruları ise yapraklardan köklere doğru besin ve köklerden yapraklara doğru amino asitleri taşır.
Damarlı bitkilerde alınan su ve mineral tuzları yapraklara, yapraklarda üretilen besinler bitkinin diğer bölümlerine özel bir taşıma sistemi olan damarlarla iletilir. Bu bitkiler gerçek kök, gövde ve yapraklara sahiptir. Damarlı bitkiler tohum oluşturma yeteneklerine göre ikiye ayrılır.

2-) Damarlı Tohumsuz Bitkiler
Bunlara damarlı sporlu bitkiler de denir.

Tohum oluşturma özellikleri yoktur. Bunun yerine spor denilen üreme hücreleriyle çoğalırlar.

Çoğalmalarında eşeyli üreme eşeysiz üremeyi takip eder(Metagenez).

Ilık ve nemli bölgelerde yaşarlar.

Rizom adı verilen toprak altı gövdelere saiptirler.

En önemli grupları eğrelti otları, at kuyrukları ve kibrit otlarıdır.
At kuyrukları nemli bölgelerde ve bataklıklarda yetişir. Fırça şeklindeki görünümleri yüzünden at kuyruğu ismini almışlardır. 
Eğrelti otları da nemli yerlerde ve orman altlarında yetişirler.
Gövdeleri sürünücü ya da toprak altında olup, görünen kısımları yalnızca büyük yapraklarıdır.
Kibrit otlarının birçok türü ağaçların dallarında yaşayan tropik bölge bitkileridir.  
Her üç grupta fotosentez yapabilir.

Not:
Damarlı tohumsuz bitkiler yaklaşık 290-360 milyon yıl önce geniş ormanlık alanlar oluşturmuştur. Bu bölgeler zamanla suyla kaplanarak bataklıklara dönüşmüş, yer kabuğu hareketleri, ısı ve basıncın etkisiyle de kömür yatakları oluşmuştur.

3-) Damarlı Tohumlu Bitkiler
Gerçek kök, gövde ve yaprakları bulunan, tohum oluşturarak çoğalan çiçekli bitkilerdir. Eşeyli ya da eşeysiz üreyebilirler. Büyük bir kısmı karalarda yaşasa da sularda yaşayan türleri de vardır. Damarlı bitkiler tohum taslaklarının durumuna göre 2 gruba ayrılırlar. 

A-) Açık Tohumlu Bitkiler
Tohumlarının etrafında kabuk bulundurmayan bitkilerdir. Gerçek çiçekleri yoktur ve tohum taslakları kozalak yapraklarının altında, açıkta bulunur. Çoğu türü kozalaklıdır. Yaprakları iğne şeklindedir ve her zaman yeşil kalan türlerden oluşurlar. Çoğusu iğne yapraklı ağaç ve çalılardan meydana gelir. Bu gruptaki bitkiler için örneklerimiz çam, ladin, köknar, sedir, servi, ardıç ve ginko olabilir.
Not: Her zaman yeşil olan bitkiler de yapraklarını dökerler. Ancak dökülenlerin yerine yenilerini yaptıkları için hep yeşil görünürler.

B-)
Kapalı Tohumlu Bitkiler

Bitkiler aleminin en geniş grubunu kapalı tohumlu bitkiler oluşturur. Dünyanın her tarafına dağılmış 250.000'den fazla türü bulunan canlılardır. 
Tohum taslakları ve tohumlarının etrafı kapalı olduğu için kapalı tohumlar adını alırlar. Gerçek tohumları ve tohum taslakları vardır. Tohumlar bir meyve içine gizlenmiştir.
Kapalı tohumlu bitkiler, tohumundaki çenek sayısına göre ikiye ayrılırlar.
Not: Çenek(kotiledon), tohumlu bitki embriyosunun oluşturduğu ilk yapraktır.

a-) Tek Çenekli Bitkiler (Monokotiledon)
Çoğunlukla tek yıllık, otsu bitkilerdir.

Embriyolarında bir tane çenek bulunduran bitkilerdir. 
Yaprak damarları birbirine paraleldir.

Bu bitkilerde gerçek kazık kök yoktur.

Bütün kökler eşit kalınlıktadır (saçak kök).

İletim demetleri gövdede dağınık olarak bulunur ve kambiyum tabakaları yoktur.

Gövdelerinde kalınlaşmayı sağlayan büyüme dokusu bulunmaz.(Kambiyum tabakasının açıklamasıdır.)

Genellikle yaprakları ince, uzun, paralel damarlıdır.

⇒Örnek olarak mısır, buğday, arpa, pirinç, lale, soğan, pırasa ve palmiye verilebilir.
 

b-)
Çift Çenekli Bitkiler (Dikotiledon)

Tek yıllık ya da çok yıllık çiçekli bitkilerdir.

Bazıları otsu, bazıları odunsu gövdelidir.

Gövdelerinde enine büyümeyi sağlayan büyüme dokusu bulunur.
Yaprakları ağsı damarlıdır ve yapraklar gövdeye yaprak sapı ile bağlanır.

Kökleri kazık kök yapısındadır ve bu kökten yan kökler çıkar.

Embriyolarında iki çenek bulunur.

Gövdelerinde iletim demetleri düzenli dizilmiştir. Çok yıllık olanlarda iletim demetlerinin arasında kambiyum tabakası bulunur.

⇒Örnek olarak güller, papatyalar, fasulye ve diğer baklagiller, yonca, elma, erik, armut ve birçok odunsu bitki örnek verilebilir.
Bitkilerin Biyolojik Önemi ve İnsan Sağlığıyla İlişkisi

Bitkiler dünyadaki tüm canlıların ihtiyacı olan besinleri fotosentezle üretirler. Bu besin üretme olayı sırasında atmosferin havasını temizlerler çünkü karbon dioksit kullanıp oksijen açığa çıkarırlar. Önemli bir besin olan balın yapısına katılan bal özü, bal şebnemi, meyve özsuları, çiçek tozu(polen), uçucu yağlar bitkilerden elde edilmektedir. Beslenme ve bazı sanayi dallarında önemli olan yağ; zeytin, ayçiçeği, pamuk, susam vb. yağ bitkilerden elde edilir.

Bitkiler doğadaki birçok zehirli maddeyi kendi bünyelerinde depolayarak doğal ortamın temiz kalmasını sağlarlar. Karayosunları ve diğer bitkilerden elde edilen birçok ilaç hastalıklarla mücadelede kullanılmaktadır.

Sanayide kağıt elde edilmesi, kereste yapılması, mobilya üretimi, çeşitli yemek yağlarının üretilmesi vb. birçok yerde kullanılmaktadır. Ayrıca selüloz sanayiinde kullanılır. En önemli selüloz kaynağı iğne yapraklı bitkilerdir.
Sonuç olarak bitkiler, doğal hayatın devamı için olmazsa olmaz canlılardır. İnsanoğlu bitkileri koruyarak aslında kendi geleceğini garanti altına almış olacaktır. Bitkilerin azalması veya yok olması, doğrudan doğruya insanın kendi yaşamını ilgilendirmektedir.

 
  Bugün 350 ziyaretçi (465 klik) buradaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Bu çalışma, Burak Barış Keleş ve Ozan Özkiper'in özverili çalışmalarının ürünüdür.